“Antroposen Çağı” korkutuyor.

169 Okunma

 Plastik kullanımının inanılmaz artış gösterdiği günümüzde, bulunduğumuz çağın bilim insanları tarafından “Plastik Çağ” olarak adlandırılması şaşırtıcı değil…
 Bugün içinde bulunduğumuz, “Antroposen Çağı” olarak anılan bu dönem, Sanayi Devrimi’nden günümüze kadar olan süreci kapsıyor. “İnsan Çağı” olarak da adlandırılabilen bu süreç aslında insanın dünyaya olan etkisinin en üst düzeye çıktığına işaret ediyor.
 Tunç Çağı ve Demir Çağı’ndan sonra şimdi Plastik Çağı’nı yaşıyoruz. Bu dönem bizi, su altı canlılarını yani doğayı zehirliyor. Bir zamanlar çok uzak gibi gözüken bu senaryo aslında ekolojik sisteme olan etkisi sebebi ile insanoğlunu doğrudan etkiliyor, sağlığımızı ve dünyamızı tehdit ediyor. Bilim insanları, insan faaliyetlerinin Dünya’ya hükmettiği Antroposen döneminin başlangıcını anlayabilmek ve kaydedebilmek için plastik fosil kalıntılarının takip edilebileceğini öne sürüyor.

DÜNYADA PLASTİK ATIKLAR 1800’LERE KADAR UZANIYOR
 California kıyılarındaki toprak katmanlarında plastik atıkların izini süren California Üniversitesi’nden bir araştırma ekibi, plastik atık kalıntılarının 1800’lere kadar uzandığını ortaya koydu. Katmanlardaki plastik kirliliğinin son 70 yılda plastik üretimindeki artışı yansıttığı belirtildi ve bulunan plastik parçalarının çoğunun kıyafetlerdeki sentetik kumaşlardan gelen lifler olduğu gözlendi.

OKYANUSTA YAŞAYAN CANLILARI TEHDİT EDİYOR
 Doğadaki plastik atıklar, bizlerin yaşamını olumsuz etkilediği gibi hayvanların da yaşamını olumsuz etkiliyor. Science Advances dergisinde yayınlanan araştırma, 1940’lardan bu yana çökeltilerdeki mikroskobik plastik miktarının yaklaşık 15 yılda iki katına çıktığını aktardı. Analiz edilen son yıl olan 2010’da kirlilik, her yıl 10 cm’lik bir okyanus tabanı parçasında 10 cm’de neredeyse 40 parçacık bulunabilecek kadar büyük verilere ulaştı. Parçacıkların üçte ikisi plastik lifler, beşte biri diğer plastik parçaların parçaları ve 10’u plastik zarlardı.
 Her yıl milyonlarca ton plastik çevreye atılıyor ve biyolojik olarak parçalanmayan küçük parçacıklara ve liflere ayrılıyor. Mikroplastikler, en derin okyanuslardan yüksek dağlara ve hatta kutupların havasına kadar her yerde bulunuyor. Plastik tüketmek deniz canlılarına büyük zarar veriyor. İnsanların da yılda en az 50 bin mikroplastik parçacıkları yiyecek ve su yoluyla tükettiği düşünülüyor. Sağlığa etkisi bilinmemesiyle beraber, mikroplastiklerin, toksik maddeleri salabileceği ve dokulara nüfuz edebileceği üzerinde duruluyor.

İKLİM GREVİ GERÇEKLEŞTİ
 Bu konuyla ilgili olarak geçtiğimiz ay aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 139 ülkede hükümetleri iklim değişikliği konusunda harekete geçmeye zorlamak için Küresel İklim Grevi eylemleri düzenlendi. (bkz: sayfa-34)
 Ayrıca yine geçtiğimiz ay İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından, Koç Holding sponsorluğunda düzenlenen ve küratörlüğünü Nicolas Bourriaud’nun üstlendiği Yedinci Kıta başlıklı 16. İstanbul Bienali (14 Eylül-10 Kasım), insanlığın yol açtığı doğal veya kültürel atıklara antropoloji ve arkeolojinin araçlarıyla bakan güncel sanat çalışmalarını da kapsarken, sanat ve ekoloji arasındaki ilişkiyi de tartışmaya açmayı hedefliyor (Bkz: sayfa-86). 

Paros Dergisini anlaşmalı bayilerimizden ya da web sitemizden online olarak satın alıp okuyabilirsiniz. 
Online Dergimizi Satın Almak İçin - Online Dergi
Size En Yakın Bayi İçin  - Bayilerimiz