Nektaria Anastasiadou’nun Zarif Kaleminden “A Recipe for Daphne”

223 Okunma
 Tarihsel dönemlere ait hikayeleri, çok eski zamanlardan günümüze miras kalmış kültürel motifleri edebi bir kurgu içinde okumak benim için her zaman çok keyifli bir deneyim olmuştur. O yüzden çağdaş Rum yazar Nektaria Anastasiadou’nun ilk romanı A Recipe for Daphne’yi (Daphne İçin Bir Tarif) büyük merakla beklemekteydim. Doğrusunu söylemek gerekirse Anastasiadou ile ilk tanışmam olacaktı. Takip ettiğim yayın organlarında kitaba dair güncellemeler paylaşıldıkça hikayeye karşı merakım artıyordu ve daha önce okumadığım bir yazar olmasına rağmen Anastasiadou’nun hikayesinin beni hayal kırıklığına uğratmayacağını hissedebiliyordum. Kitabın yakın zamanda Nostalji Kitap Café’ye ulaştığını öğrenir öğrenmez soluğu orada aldım, artık Daphne’nin hikayesini öğrenmenin zamanı gelmişti. Tarihsel ve kültürel bir dokunun üzerine kurgulanmış öyle zarif ve zengin bir hikayeyle karşılaştım ki bu buluşmada, heyecanımı sizlerle paylaşmalıyım diye düşünerek romana dair ilk izlenimlerimi paylaşmaya karar verdim.
 A Recipe for Daphne; kısa öyküleri uluslararası üne sahip edebiyat dergilerinde yayınlanmış olan, aynı zamanda prestijli edebiyat ödülü ve derecelerine sahip Nektaria Anastasiadou’nun ne derece nitelikli ve zarif bir kaleme sahip olduğunun güzel bir kanıtı olarak karşımıza çıkıyor. Hikaye temelde genç Daphne’nin Amerika’dan İstanbul’a gelişiyle birlikte kendisini eskiye ve yeniye dayalı bir aşk üçgeninin odak noktasında bulmasıyla gelişir. Hikayenin bir tarafında nişanlısını 6-7 Eylül olaylarında kaybetmiş Fanis, diğer tarafında ise genç fakat geleneklerine bağlı Rum bir pasta ustası olan Kosmas vardır. Peki hikaye sadece bu alışıldık aşk üçgeninden mi ibaret? Elbette değil ve işte tamda bu noktada Anastasiadou’nun zarafet dolu anlatımı büyük önem kazanıyor. Hikayeyi öncelikle özel kılan nokta en eski zamanlardan günümüze ulaşan İstanbul Rum kültürünün çağdaş bir gözle yeniden okura sunulması. Bunu yaparken Anastasiadou kültürel ve tarihsel pek çok noktaya incelikle dokunuyor ve güncel bir hikayenin içinde bize eski İstanbul’a ait kültürel yapının nostaljik ruhunu derinden hissettiriyor. Öte yandan bu nostaljik ruh yalnızca hüzün barındırmıyor aksine oldukça coşkulu, mizahi açıdan zengin renkli bir dünyayı da beraberinde getiriyor. Anastasiadou’nun neşeli kelime oyunlarını, kitaba hızlıca bir göz gezdirdiğinizde yakalamak mümkün ve aslında İstanbul’a bu kadar ait bir hikayeyi yabancı bir dilde bu derece incelikle yazabilmek de yazarın özgünlüğü açısından güzel bir örnek.
 Şu an İstanbul’da sayılı kitabevinde bulabileceğiniz bu kitap, 2021’de yurt dışı okuruyla buluşacak, anlayacağınız biz Anastasiadou’nun güzel hikayesiyle erkenden tanışma imkanına sahibiz ve eminim bu tanışma benim gibi sizleri de memnun edecektir. Anastasiadou bir aşk üçgeninin etrafında öyle renkli ve çok yönlü bir dünya sunuyor ki kitapta tarihten, kültüre, eskiden yeniye ve hatta belki de kendinize dair pek çok şey bulabilirsiniz. Bu anlamda romanın ilerleyen noktalarında karşımıza çıkan ve kitaba adını da veren Daphne için olan o güzel tarifi Anastasiadou hepimiz için yazdı, kendimize ait bir şeyleri bu güzel anlatıda bulabilmemiz için. Sonbahar dönemine çok yakışacak olan bu kitabı okumanız ve Anastasiadou’nun güzel kalemiyle bir an önce tanışmanız dileğiyle.
Paros Dergisini anlaşmalı bayilerimizden ya da web sitemizden online olarak satın alabilirsiniz.
Online Dergimizi Satın Almak İçin - Online Dergi
Size En Yakın Bayi İçin  - Bayilerimiz