Bakırköylü dev adam Üstün Asutay'ın ardından

117 Okunma
1950’li yılların Bakırköy’ü…
 Zamanın modasına uymuş, Zuhuratbaba’daki bahçeli ahşap evimizden çıkıp, İncirli Caddesi başındaki Tayyareci Nurettin Sokak’ta yeni yapılmış sözüm ona modern, kâgir Akbulut Apartmanı’na taşınmışız. Ben, 7-8 yaşlarında, ilkokul ikideyim. Her ne kadar benden on yaş büyük de olsa, tatillerde kimi zaman ağabeyimin peşine takılır, Zuhuratbaba ya da Yücespor sahasında oynadıkları futbol maçlarını seyreder, Ataköy plajına gider veya Baruthane taraflarında saka kuşu avcılığının heyecanını yaşardım. Saka kuşu avlarında görevim, boyumun ve gücümün yeterliliğine göre malzemeleri taşımakla geçerdi.
 O zamanlar İncirli Caddesi trafiği henüz seyrek ve sakin, bahçeli evlerle yeşillere bürünmüş bir yol. Yirminci yüzyıl başlarından kalan birkaç köşk… Yazlık Konak Sineması’nı ve onun berisindeki Çavuşoğlular’ın köşkünü geçtikten sonra biraz daha ilerde; yine yeşile bürünmüş bahçesi leylak ve zambaklarla süslü köşkvari bir evin yol tarafına bakan köşesinde küçücük bir bakkal dükkânının önüne gelirdik. Burası kendi halinde, İncirli Caddesi’nin saygın kişilerinden biri olan Mahmut Asutay Beyin eviydi. Mahmut Beyin sahibi olduğu bu küçük dükkân da bizim sokağımız dahil, cadde üzerindeki yakın evlerin undan şekere, margarinden ekmeğe gıda gereksinimlerini sağlayan küçücük şirin bakkalımızdı.
 ÜSTÜN ABİ BAKIRKÖYLÜ GENÇLERİN İDOLÜ
Mahmut Beyin çocuklarından, ağabeyimden de birkaç yaş daha büyük olan Üstün ağabey, biz küçükler için Bakırköylü idol büyüklerimizden biriydi. Kimi zaman babasına yardım etmek için bakkal dükkânında durur, kimi zaman çarşıya giderken, misket ya da top oynayan bizlerin önünden gelip geçerdi. Bizlere sempatik görünen sevecen ve muzip tavrıyla biz çocukların kalbinde taht kuran ağabeylerimizden biriydi çünkü Üstün ağabey küfür bilmezdi, bizlere korku veren, bizleri tedirgin eden tarzda ağabeylik de taslamazdı. Ya da bütün bunları bilirdi de bizlere yansıtmazdı. Çelebi tavrıyla, değil yalnız biz çocukların, arkadaşlarının da gönlünde taht kurmuş doğru, dürüst bir delikanlıydı. 3 Şubat 2011 gecesi, 50. Sanat Yılını kutladığımız o unutulmayan gecede uzun yılların kadim arkadaşı Erdoğan Sıcak’ın da vurguladığı gibi, hasta yatağında iken, gecenin yarısında kendisini çağıran arkadaşlarını kırmamak için elbiselerini giyip en kötü şartlarda bile yanlarında olan gönül dostuydu Üstün Asutay… Bütün bunların arkasında doğup büyüdüğü Bakırköy’ün, Bakırköylülüğünün verdiği bir tutku ve sorumluluk vardı kendisinde.
 Üstün ağabey, yıllardan beri kendini Bakırköy’e adamış, Bakırköy’le bütünleşmiş bir insan. Öyle ki, kravatından çorabına, ceketinden gömleğine Bakırköy’ün yeşil-siyah renklerini her daim üzerinde taşıyan ve bundan büyük gurur duyan tutkun bir Bakırköylü.
...

Makalenin devamını dijital ve basılı dergimizden okuyabilirsiniz. Paros Dergisini anlaşmalı bayilerimizden ya da web sitemizden online olarak satın alabilirsiniz.
Online Dergimizi Satın Almak İçin - Online Dergi
Size En Yakın Bayi İçin  - Bayilerimiz