Büyük yaz çorbası

760 Okunma
 Kural no 1: Kural yoktur. Bahçede yetişen ne varsa oyuna dahil olabilir. Oynama şekli: Ne kadar parlak ve canlı malzemeler, o kadar lezzet. Büyük çorba; minestrone’nin kelime açılımı bu anlama geliyor ama aslında bence büyük yaz çorbası konulmalıymış ismi… Yaza serinlik katan tüm o harika sebzeler, örneğin sulu sulu domatesler, tatlı mısırlar, fasulyeler, kabaklar... Hepsini güzelce bir et ya da tavuk suyuna atın, işte size büyük yaz çorbası minestrone. Minestrone, sebze çeşitleri ve genellikle makarna ya da pirinçle yapılan bir İtalyan çorbasıdır. En çok kullanılan malzemeler fasulye, soğan, kereviz, havuç, domates ve et suyudur. Genel bir tarifi yoktur, sezonundaki sebzelerin, pişirenin zevkine göre harmanlanması sonucu oluşturulur. İsteğe göre vejetaryen olabilir ya da et ve et suyu barındırabilir. İtalyan mutfağının ana yemeklerinden biri sayılan minestrone, orada makarna kadar talebe sahiptir. Tabii haliyle bu çorbanın pişirme süreleri, sezon sebzeleri ve halkın gelir farklılıklarına bağlı olarak çeşitlilik gösterir. Mesela İtalya’nın dağlık bölgesi Abruzzo’da minestrone “the virtues” (erdemler) adıyla anılıyor çünkü rivayete göre yedi erdemli kadın her biri kekik, domuz jambonu, deniz börülcesi gibi birer malzeme eklemek suretiyle çorbayı hazırlamış, bu değişik çorba tarzı da onların ismiyle anılır olmuş. Gene İtalya’nın kuzeybatısındaki Liguria’da, taze fesleğenle hazırlanan pesto sosu olmadan minestrone tamamlanmış sayılmıyor. Güneydoğusundaki Puglia bölgesi ise bu çorbayı turp çiçeği, pul biber, kendi geleneksel makarnaları ve taze rendelenmiş peynir karışımından yapıyor. Kimi bölgeler malzemeleri iyice pişirip çorbayı koyu kıvamda tutuyor, kimisi ise diri bırakıp taneleri belirgin bırakıyor. Minestrone’nin etli ve ev yapımı et ve tavuk suyu ile hazırlanmış olanı, başlangıç değil ana yemek olarak servis ediliyor.
 Minestrone fakir halk tarafından yaratılmış. İtalya’nın bu parasız kesimi hem karınlarını doyuran hem de ucuz bir yiyecek olarak hazırlamaya başlamış. Bu nedenlerle o zamanlar yapılan minestrone oldukça ağır ve ucuz bir yemek olup, halkın ana öğünü halini almış. Önceki günlerden kalan yiyecekleri kaynayan suya karıştırarak değerlendirmiş, böylece ziyan etmekten kurtulmuş ve yeni bir öğün yaratmışlar. Bunun haricinde kullanılan malzemeler de hep sezonundaki sebzeler olmuş ki çorba bozulmadan uzun süre dayanabilsin. 16. yy’da patates ve domatesin Amerika’dan Avrupa’ya gelmesiyle çorbanın halen süregelmekte olan yapı taşları oluşmuş.
 ...
Makalenin devamını dijital ve basılı dergimizden okuyabilirsiniz. Paros Dergisini anlaşmalı bayilerimizden ya da web sitemizden online olarak satın alabilirsiniz.
Online Dergimizi Satın Almak İçin - Online Dergi
Size En Yakın Bayi İçin  - Bayilerimiz