Dünya Önemli Bir Değerini Kaybetti

92 Okunma

Dünya yine çok önemli bir değerini, adını müzik dünyasına altın harflerle yazdıran, yüzlerce bestesi ve şarkı sözleri dillerden düşmeyen Charles Aznavour’u geçtiğimiz ay kaybetti.

Asıl adı Şahnur Varinag Aznavuryan olan ünlü sanatçı, Ermeni bir ailenin oğlu olarak 22 Mayıs 1924’te Paris’te dünyaya geldi. Annesi oyuncu Knar Baghdasarian Adapazarı’ndan, babası şarkıcı Micheal Aznavourian ise Gürcistan’dan Fransa’ya göç etmişler. O zamanlarda, “Caucase” adında bir lokanta işletmişler.

       
Ailenin sanatçı bir ruha sahip olması Charles’ın gelecekteki seçiminde büyük rol oynamış. Aznavour, 9 yaşındayken tiyatro oyunlarında rol alıp, şarkı söyler ve kız kardeşi Ayda ile birlikte başkentte düzenlenen Ermeni balolarına katılırdı. 1941 yılında Alman işgali sırasında gazete satarken, bestecilik ve yorumculuk yapan Pierre Roche ile tanışmasından Roche & Aznavour gibi yeni bir ikili ortaya çıktı. Aznavour şarkıların sözlerini yazıyor, yeni ortağı da bestelerini yapıyordu. 1944 yılında, Damia ve Charles Trenet gibi isimlerin kariyerlerinde önemli rol oynayan Raoul Breton yapım şirketi ile sözleşme imzalayan ikili, dönemin popüler isimlerinden Edith Piaf’la tanıştırılıp onun 1947-48 yılları arasında Les Compagnons de la Chanson ile birlikte çıktığı turneye dâhil oldu. Birlikte Amerika ve Avrupa’nın çeşitli kentlerinde verdikleri konserler sonucunda dünyada ün kazandılar.

Kırklı yılların sonlarına doğru, birlikte seslendirdikleri Le feutre taupé ve Départ Express gibi şarkıların yanı sıra Georges Ulmer için yazdıkları J’ai bu (1947) ile dikkatleri çeken Roche & Aznavour, Pierre Roche’un 1950’de Kanada turnesi sırasında genç şarkıcı Aglaé’ye aşık olup evlenmesiyle dağıldı. Aznavour, tek başına yola devam etme kararı aldıktan sonra şarkı sözü yazmaya odaklandı ve ilk yorumcuları; Patachou (Parce que), Philippe Clay (Le noyé assassiné), Eddie Constantine (Et bailler, et dormir), Gilbert Bécaud (Viens), Juliette Gréco (Je hais les dimanches) ve Edith Piaf (Jézebel, Plus bleu que le bleu de tes yeux) oldu. Aslında isteği sahneye çıkıp şarkılarını seslendirmekti fakat bu isteği bazı talihsizlikler yüzünden biraz geç gerçekleşti.

1956 yılında şansı dönmeye başladı ve plak şirketi sahibi olan Eddie Barclay’ın desteğiyle hayaline yavaş yavaş kavuşmaya başladı. Fransızca, İngilizce, İtalyanca, İspanyolca, Almanca ve Rusça olarak toplam altı farklı dilde şarkıları seslendiren Aznavour, sesi ve farklı üslubuyla dünyaca ünlü bir ses sanatçısı haline geldi.
 

Yazımızın devamı için Paros Kasım sayısını bayilerden istemeyi unutmayın. 

Paros Dergisini çok yakında web sitemizden satın alarak okuyabileceksiniz.

Bayilerimiz için tıklayın!