Evimiz ve güvenliğimiz

61 Okunma

Tarih boyunca insanoğlunun en büyük ihtiyaçlarının başında gelir barınma. En güvende olduğumuz ve en özelimizin olduğu alandır evlerimiz. İster mal sahibi olalım ister kiracı, başımızı sokacak bir evimiz varsa en önemli ihtiyacımız karşılanmış demektir. Hatta bir çoğumuzun tek ve en büyük hayalidir bu.

Evlerimizin güvenliği için özel kapılar yaptırır, alarm sistemleri taktırır, hatta kapımızın üstüne nazar boncuğu vb. çeşitli ikonlar bile asarız. Ancak bu önlemler çoğunlukla yeterli olmaz.

Son dönemlerde özellikle İstanbul’daki nüfus artışı ve bu artışa karşı iş potansiyelinin düşük olması, sosyoekonomik şartların gerilemesine neden olurken bizi ve evlerimizi de tehdit etmekte. Buna karşılık çeşitli önlemler alsak da “Hırsıza kilit dayanmaz” diye bir söz vardır, bence bunu dikkate almak lazım çünkü en güvenilir limanımıza tecavüzler gün geçtikçe çoğalmakta.

Sadece dışarıdan gelecek riskler değil çoğunlukla bizlerin göz ardı ettiği pek çok sebepten dolayı yaşadığımız mekanlar, yangın, su basması, terör, deprem ve hırsızlık gibi tehlikelerle karşı karşıya kalır.

Sigorta bunları engelleyemese de, maddi kaybımızı minimuma indirmek sureti ile sıkıntımızı azaltabilir. Konut sigortaları; evlerimizi, eşyalarımızı, yangın, deprem, hırsızlık, dahili su (musluk ya da tesisattan kaynaklı su basmaları) sel, su baskını, terör, halk hareketleri gibi konularda teminat altına aldığı gibi aynı zamanda bizlerden kaynaklanacak ve komşularımıza gelebilecek zararları da teminat altına almaktadır.

Evin metrekaresi, konumu, içerideki eşya bedeli, bu eşyaların içerisindeki kıymetli eşya (ziynet, antika, sanat eseri, kürk, vs) oranı poliçelerin primini etkiler. Poliçe priminin alınan risk ile karşılaştırıldığında ciddi oranda düşük bir meblağ olduğu dikkat çekiyor.

Konut sigortaları da diğer birçok poliçede olduğu gibi çeşitli asistans şirketleri ile çalışarak, bu poliçelerin içerisine ihtiyaç duyulduğunda kullanılmak üzere elektrik, tesisat, çilingir hizmetleri gibi aniden oluşabilecek durumlarda destek amaçlı çağrı merkezleri ile destek vermekteler.

Poliçe yaptırmamak için en çok bahane edilen gerekçeler arasında “Büyük bir deprem olsa zaten paramızı alamayız” sözleri yer alıyor. Ancak bir dipnot olarak belirtmek isterim ki tüm sigorta şirketleri bu riskleri dünyadaki büyük oyunculara, reasürans şirketlerine devretmekte ve hasar anında da bu şirketlerden destek almaktalar. Yani sigorta şirketleri sanıldığı kadar güvenilmez değildir.

Huzurlu günler dilerim.