Galata’da 206 Odalı Sessizlik

113 Okunma

 Küratörlüğünü Hera Büyüktaşçıyan’ın yaptığı “206 Odalı Sessizlik: Büyükada Rum Yetimhanesi Üzerine Etüdler” adlı sergi, Galata Rum İlkokulunda, 9 Ekim-10 Kasım tarihleri arasında sanatseverlerle buluşuyor. Sergi, dünyanın ikinci en büyük ahşap yapısı olarak kabul edilen ve Europa Nostra ile Avrupa Yatırım Bankası tarafından Avrupa’nın Tehlike Altındaki 12 Kültürel Mirası arasında gösterilen Büyükada Rum Yetimhanesi’yle ilgili sözlü tanıklıklar, yazılı ve görsel belgeler içeriyor. Sergi aynı zamanda bizleri ıssız bir tepede anılarıyla baş başa bırakılmış görkemli ve bir o kadar hüzünlü bir binanın geçmişine götürüyor.

 Ekümenik Patrikhane’nin himayesinde yapılan ve 4. İstanbul Tasarım Bienali’nin paralel etkinliği olarak hayata geçen “206 Odalı Sessizlik: Büyükada Rum Yetimhanesi Üzerine Etütler” sergisinin küratörlüğünü yapan Hera Büyüktaşcıyan ile Yetimhane binası ve sergi üzerine konuştuk.

 

“NİCE GÖRÜNMEZ KATMAN BU MUHTEŞEM YAPIYI ‘OKULLARIN OKULU’ YAPIYOR”

Neden Büyükada Yetimhanesi üzerine bir sergi hazırlama ihtiyacı hissettiniz?

 “206 Odalı Sessizlik: Büyükada Rum Yetimhanesi Üzerine Etütler” sergisinin ilk çıkış noktası, yetimhanenin Europa Nostra tarafından “Tehlike altındaki yedi kültür mirası” listesine girmesiyle beraber 4. Tasarım Bienali’nin sergi konseptini “Okullar okulu” başlığı ile ilan etmesiyle ortaya çıktı. Okulların okulu dendiğinde, İstanbul özelinde benim aklıma ilk Büyükada Yetimhanesi geliyor. Bir hayat okulu olması, mimarî bir deha oluşu ve eşi benzerinin bulunmaması, gerek kentin gerekse toplumun belleğinde bir yer etmiş olması, bir toplumun yaşadıklarına tanıklık etmesi ve en önemlisi tarihin yetimleştirdiği bir yapıya dönüşmüş olması...

Yazımızın devamı için Paros Kasım sayısını bayilerden istemeyi unutmayın. 

Paros Dergisini çok yakında web sitemizden satın alarak okuyabileceksiniz.

Bayilerimiz için tıklayın!