Gerçek ihtiyaçlara karşılık suni doyumlar: Sosyal Medya

63 Okunma
 Gelişen internet imkânları ve hızla yaygınlaşan sosyal medya araçları, insanların kitlelere ulaşma ve kitlelerden haber alma kaynaklarını artırmaktadır.  Hemen hemen her gün hayatımıza yeni bir kavram, yeni bir gündem, yeni bir trend giriyor. Bu yeniliklerden ise nasibini, ilgilensin ya da ilgilenmesin, herkes alıyor gibi görünüyor. Çoğu insan güncel kalma baskısıyla hiç de işine yaramayacak bir sürü görüntüyle, bilgiyle hatta amaçla haşır neşir. Hepimiz birbirimizin sanki hem röntgencisi hem teşhircisi hem fanı hem rakibi olduk. Hepimizin kafası sanki biraz karışık. Adı üzerinde dursun, sosyal olduk mu bilinmez ama baskı altında olduğumuz kesin.
 Aslına bakarsak insanların hem anlamlı yaşamak hem de psikolojik olarak sağlam kalabilmek için ihtiyaç duyduğu faktörler geçmişten günümüze hiç değişmemiştir. Hepimiz için hâlâ en temel gereksinimler hiyerarşik bir düzende;
- Yeme, içme, seks, boşaltım, uyuma ve nefes alma gibi fizyolojik;
- Beden sağlığı, mülkiyet güvenliği gibi güvenlik;
- Arkadaşlık, aile, mahremiyet gibi sevgi/ ait olma;
- Başkalarına saygı duyma, başkalarından saygı edinme, takdir görme gibi saygı;
- Tüm bu ihtiyaçların sağlanması sonrasında anca gelişebilen ve kendini; hakikati olduğu gibi kabul edebilme, önyargılı olmama, problem çözebilme, doğallık gibi gösteren kendini gerçekleştirme’dir.
 Bu gereksinimler geçmişten günümüze insanlar için aynıdır ve her insan için geçerlidir. İhtiyaçlar aynı kalsa da bu ihtiyaçları karşılama yollarının gelişen teknolojiyle değişmesi ve çeşitlenmesi; hem karşılama yollarının hem de doyumun sunileşmesine neden oldu. Karşılama yolları ve doyumun suni olduğu yerde ihtiyacın sağlıklı bir şekilde giderilmesi mümkün olamayacağı için özellikle sevgi/ait olma ve saygı alanına yönelik ihtiyaçlara karşı tatminsizlik baş gösterdi. Öyleki eskiden mutlu bir ilişki sevgi/ait olma ihtiyacımızı karşılayabilirken; bunun diğer insanlara en iyi şekilde yansıtılabilmesi ya da diğerlerinin sahip olduklarına da sahip olmak, ihtiyacın -neredeyse- kendisi haline gelmiştir. Yani hem ihtiyaç olmayanlar da ihtiyaç gibi algılanmaya hem de sunileşen doyumla artan tatminsizlik insanları “olmayanı” aramaya iterek her seferinde başa döndürmeye başladı.
...
Makalenin devamını dijital ve basılı dergimizden okuyabilirsiniz. Paros Dergisini anlaşmalı bayilerimizden ya da web sitemizden online olarak satın alabilirsiniz.
Online Dergimizi Satın Almak İçin - Online Dergi
Size En Yakın Bayi İçin  - Bayilerimiz