Gerçekle buluşan düş: Ani | Bölüm 1

643 Okunma
 Milattan sonra dördüncü ve beşinci yüzyıllarda kurulan Ani, Ortaçağın en önemli kale şehirlerinden biri olarak anılıyor. Paleolitik döneme kadar uzanan bir geçmişe sahip. Devam eden bin yılda ise Ermeniler, Kürtler, Gürcüler, Moğollar, Türkler şehir yönetiminde iktidar için mücadele etmiş ve yükselmişlerdir. 10. yüzyıldan 14. yüzyıla uzanan süreçte göç yollarının kuzeye kayması ile canlı bir sınır kenti olarak hızla gelişmiş ve bugünkü bilinen Ani’deki arkeolojiyi yaratmıştır.
 Ani, kimileri için “1001 Kiliseli Şehir”, kimileri için de “Kırk Geçit Şehri” olarak adlandırılıyordu. Ancak, bir zamanlar refah içinde yaşayan sakinleri tarafından terk edilen Ani şehrini hiç kimse üç yüz yıldan fazla bir süre evi olarak çağırmadı. Bugün sessiz olan şehrin bir zamanlar Ermeni nüfusu iki yüz bine yakındı. Ortadoğunun yakın tarihine baktığımızda İstanbul, Kahire veya Bağdat’a kültür ve girişim merkezi olarak rakip olabilecek bir metropoldü. Geleneksel ticaret yollarında bulunmamasına rağmen büyüklüğü ve gücü nedeniyle tüccarlar tarafından sıkça ziyaret ediliyordu.
 Tarihi kaynaklara göre Kamsaragan (Gamsaragan) Hanedanlığının düşüşü 9. yy başlarında başladı ve onların yerine başka bir Ermeni hanedanı olan Bagraduni (Pakraduni) geçti. Ani tarihinin belki de en huzurlu dönemini yöneten liderleri, kendilerine iskhan (işhan) veya prens olarak atıfta bulundular. Ani’nin büyüme dönemi ve altın çağı diyebileceğimiz bu zaman 10. yüzyılın yarısından 1043 yılına kadar sürdü. Aşod II. Voghormadz 961’de başkenti, Kars’tan Ani’ye taşıdı. O sıralarda Ani miçnapert (orta kale) çevresinde yayılmış küçük bir kalekenttir. Ananya I. Mogatsi Gatoğigos, Ani’de Aşod II’yi kral olarak kutsar. Kral birkaç yıl içinde iç kaleyi yaptırır. Burası Aşodaşen olarak anılır.

Paros Dergisini anlaşmalı bayilerimizden ya da web sitemizden online olarak satın alıp okuyabilirsiniz. 
Online Dergimizi Satın Almak İçin - Online Dergi
Size En Yakın Bayi İçin  - Bayilerimiz