Gerçekle buluşan düş: Ani | Bölüm 2

3007 Okunma
 Sanki şehir, isminin anlamlarından biri olduğu düşünülen “khnamk” (bakım) anlamına tam da uygun şekilde tasarlanmış, sakinlerini özenle koruyup kollamaktaydı. Şehrin yerleşim alanı, etrafı derin vadilerle çevrili üçgen bir yarımada görünümündedir. Yüksek plato ziyaretçilere olağanüstü çarpıcı görsel bir manzara sunar. Anıt yapıların çoğunun bulunduğu vadilerin doğal bir koruma sağladığı platonun etrafı sur duvarları ile çevrilidir. Kuzeydeki surlarından karaya bağlanan platonun güneyinde, kıvrılarak akan Arpaçay (Ahuryan) üzerindeki köprüler iki yakadaki dik vadileri birleştirir. Kalıntıları bulunan köprüler hakkındaki bilgileri, görenlerin hazırladığı gravür ve resimlerden tahmin edebiliyoruz.
 Yapım teknikleri ve estetik görünüşüyle köprüler, hem yayaların rahatça yürüyebilmesine hem de yük taşıyan kervanlara geçiş kolaylığı sağlamaktaydı. Köprülerin her iki kıyıya basan ayaklarının üstünde yükselen katlı kulelerin varlığı, Arpaçay’ı geçen kemerin taş örgüsü, ölçüleri, taşıyıcılık ve estetik anlayışla inşa edilmiş. Yapım teknikleri bize ne kadar işlevsel olduğunu anlatmaktadır. Doğu ve batısındaki vadiler içinde de birçok yaşam alanları bulunmaktaydı. Yamaçlarda tüf tabakası içinde farklı işlevlere yönelik çok sayıda mağaralarda yaşam izleri görülür. Buralarda tasarlanarak insan eliyle yapılmış kaya kiliseleri, dükkân, ahır ve konutlar, kuş evlerinin bulunduğu mağaralar ve yer altı şehrine geçit girişlerine rastlamaktayız.
 Araştırmacılar Ani’nin yeraltı şehrine giden girişleri bulmuşlardır. Ani’ye alışveriş için gelen yük kervanları köprüden geçerek vadiden yeraltı yolunu takip eder, konaklamak için şehir meydanına ulaşırlardı. Göçükler nedeniyle yeraltı dünyasının çok küçük bir bölümüne ulaşılabilmektedir. Gezginlerden biri izlenimlerini şöyle anlatmıştır:
 “İçeriden dondurucu bir rüzgâr esiyordu. İçerisi ise zifiri karanlıktı. Hava hem çok ağır hem de çok soğuktu. Bu yeraltı şehri tam bir normal şehir gibiydi. Sokaklarında üç kişi yan yana yürüyebiliyor, sokakların her iki yanında 1-1,5 m yükseklikte duvarlar yükseliyordu. Evlerde dolap yerleri ve daha başka bölmeler vardı. Bütün bu dükkân ve evlerin ışık alacak yerleri olmayışı hayret uyandırıcıdır. Pencere yoktu. Peki, ama ya bu rüzgâr nereden geliyordu?”
 Ayrıca Ani surlarının dışında kalan yakın çevresinde bulunan Horomos ve Bagnayr Manastırları, Mren Katedrali, Khtskonk gibi tarih içinde önemli dinî merkezler, birçok kilise, Bagaran ve Erazgavors gibi eski başkentleri bir bütün olarak tarih ve mimarlık tarihi açısından değerlendirmek gerekir.

---

Makalenin devamını dergimizden okumaya devam edebilirsiniz.
Paros Dergisini anlaşmalı bayilerimizden ya da web sitemizden online olarak satın alıp okuyabilirsiniz. 
Online Dergimizi Satın Almak İçin - Online Dergi
Size En Yakın Bayi İçin  - Bayilerimiz