İlişki Tuzakları: Terk edilme inancı

66 Okunma
 Ayşe, 27 yaşında meslek sahibi, düzenli bir işi olan, sosyal çevresinde gayet sevilen ve saygı duyulan bir kadın. Yalnız yaşıyor, iyi bir arkadaş çevresi var, hemcinsleri kadar karşı cinsle de çok iyi anlaşıyor. Üstüne üstlük yalnız vakit geçirmekle de ilgili hiç sıkıntısı yok; kendi başına sinemaya da gidiyor, yurt dışına da... Hayatının her alanında sağlıklı bir erişkin olarak kendi kendine yetebilen.
 Ayşe’nin romantik ilişki söz konusu olduğunda ise ciddi bir sınavı var. Seçimleri… Ayşe’nin seçtiği -belki de daha doğrusu etkilendiği- erkeklerin yapısal olarak bazı ortak özellikleri var: Elde edilememek ya da elde edilse bile ne yapacakları belli olmamak. Maalesef çevresinde onunla birlikte olmak isteyen onca erkeğe rağmen; sonunu bile bile hep benzer yapı-daki erkeklerden etkileniyor. Ayşe; işlevsel yaşamına, yeteri kadar iyi olan kişilik özelliklerine ve denemelerine rağmen henüz güvenle bağlanabildiği, sevildiğini hissettiği herhangi bir ilişki yaşayamadı.
 Ali, 45 yaşında, giyimine ve bakımına düşkün, meslekî statüsünün yüksek olduğu dışarıdan ilk bakıldığında belli olan karizmatik bir erkek. Oldukça geniş bir sosyal çevresi ve sosyal hayatı var. Hiç evlenmemiş, evlenmeyi de düşünmüyor. Yakın ilişkilerden hoşlanmıyor. Aile ilişkileri de buna dahil. Gerek sosyal ilişkilerinin gerekse romantik ilişkilerinin belli bir sınır çerçevesinde olması onu rahat hissettiriyor. İnsanların yalnız doğduğuna ve ne olursa ol-sun yalnız öleceklerine inanır gibi hayatın tam da ortasında durup, her an kaçacak gibi yaşı-yor. Karakterinin en belirgin özelliği olan “bağsızlık” gerçek bir ilişki deneyimi için en büyük engeli olsa da; o bu özelliğinden çok memnun. Hatta bağsızlığı ile içten içe gurur duyuyor.
 Bora, 30 yaşında, kariyerinin başında bir bankacı. Yeteri kadar iyi bir çalışan, yeteri kadar iyi bir evlat, arkadaş, sevgili... Birlikte vakit geçirmekten hoşlandığı ve oldukça yakın hissettiği bir arkadaş grubu var. Hatta iki tanesiyle çocukluğunda bu yana hiç ayrılmamışlar. Hayatı ve ilişkileri gayet yolunda ve düzenli, herkes gibi bir insan. Bora’nın dengesini bozan tek şey “aşk.” Aşık olduğunda sevgilisini kaybetmekten, incitmekten, aralarının bozulmasından o kadar korkuyor ki ilişkide bir yandan çok bağımlı bir yandan ise çok talepkâr oluyor. Part-nerinin davranışlarını kontrol altında tutmaya çalışarak, karşısındakinin üzerinde baskı ku-ruyor. Genelde ilişkileri hep aynı sebeple bitiyor: Kıskançlık.
...

Makalenin devamını dijital ve basılı dergimizden okuyabilirsiniz. Paros Dergisini anlaşmalı bayilerimizden ya da web sitemizden online olarak satın alabilirsiniz.
Online Dergimizi Satın Almak İçin - Online Dergi
Size En Yakın Bayi İçin  - Bayilerimiz