İstanbul’da bir Protestan muhiti: Aynalıçeşme

478 Okunma
 Aynalıçeşme; İngiliz Elçiliği’nden Kasımpaşa’ya doğru inen yokuşa verilen isimdir. Tarlabaşı Bulvarı açılmadan önce Kamer Hatun Camii ve İngiliz elçilik binası bölgenin en önemli iki yapısı idi. Bölgeye adını veren Aynalıçeşme ise Yeniçeri Ağası Gürcü İsmail Ağa tarafından yapılmıştı. Ancak çeşme 1942’de Beşir Fuat Caddesi genişletilirken yıkılmıştır.
 Semt özellikle iki Protestan kilisesine sahip olmasıyla ön plana çıkar. Lakin bir zamanlar bunlara ilave olarak bir Fransız Protestan Kilisesi de bulunuyordu. Bugün ise yok. Hollanda Elçiliği’nin hemen arkasında yer alan ve Union Church adını taşıyan mabet ile İngiliz Elçiliği’nin şapeli olan Saint Helena’yı katarsak bölgedeki Protestan kilisesi sayısının bir zamanlar beş olduğunu görürüz. Saint Helena Şapeli’nde bugün birtakım hayır işleri organize ediliyor. Bahçesi ise cafe-lokanta olarak kullanılıyor. Bölgenin Protestan kiliseler tarafından sıklıkla tercih edilmesinin en önemli sebebi ise İngiliz Elçiliğine yakınlığı olsa gerek. Hiç şüphe yok ki özellikle 19. yüzyılda İngiltere, Osmanlı Devleti içindeki en nüfuzlu elçilik gücüne sahipti.
 Hemen yeri gelmişken belirteyim ki bölge Katolikler açısından da son derece önemli bir yerleşkeydi. Mesela Aynalıçeşme’ye çok yakın bir mevkide bulunan Sakızağacı’ndaki Surp Asdvadzadzin Kilisesi, hali hazırda Ermeni Katolik Cemaatinin ruhanî merkezidir. Kilise 1865’te tamamlanmış ve ibadete açılmıştır. Galatasaray’da Hamalbaşı denen mevkiinde ise bir başka önemli Katolik kilisesi yer alır. Artık İstanbul’da yok olmuş bir cemaat olan Katolik Rum cemaatinin merkezi olarak kullanılan Odigitria binası buradadır. Bina hem Katolik Rum Cemaatinin okulunu hem de kilisesini içinde barındırıyordu. Hali hazırda bina ve kilise İstanbul’da sayıları gittikçe artan Keldani Katolikler tarafından kullanılmaktadır. Ayrıca yine Aynalıçeşme’ye çok yakın bir mevki olan Tarlabaşı’nda Süryanilere ait Meryem Ana kilisesi ile Rum Ortodoks cemaatine ait Aya Konstantin ve Helena kiliseleri de yer alır.
 Ne yazık ki Tarlabaşı semtinde 20. yüzyılda yapılan yıkımlar kentsel topografyayı derinden etkiledi. 19. yüzyıl ortalarına kadar gayet bakir bir yerleşim yeri olan Tarlabaşı’nın en görkemli yapısı İngiliz Elçiliği idi. Elçiliğin arkası ise Kasımpaşa’ya kadar inen Müslüman mezarlıklarıyla çevriliydi. Ancak bu dönemden itibaren ağırlıklı olarak Rumlar ve onları takiben Ermeni ve az sayıda Levanten bu bölgeye yerleşmeye başladı.
 Tarlabaşı ilk büyük kırılmayı 1942 Varlık Vergisi sırasında yaşar. Varlık Vergisini ödeyemeyen bazı azınlık mükellefler buralardaki mülklerini Müslümanlara satmak zorunda kalırlar. Bundan daha ciddi kırılma ise 6-7 Eylül 1955’te olur.

...

Makalenin devamını dijital ve basılı dergimizden okuyabilirsiniz. Paros Dergisini anlaşmalı bayilerimizden ya da web sitemizden online olarak satın alabilirsiniz.
Online Dergimizi Satın Almak İçin - Online Dergi
Size En Yakın Bayi İçin  - Bayilerimiz