Jilda Bal’ın başarısı tesadüf değil

100 Okunma
 İnsan kaynakları Yönetim Danışmanlığı alanında başarılara imza atan Gilda&Partners’ın kurucusu Jilda Bal, yoğun iş temposuna rağmen düzenli spor yapmayı ihmal etmiyor. Yıllardan beri katıldığı yarışlarda, triatlet olarak orta ve uzun mesafe koşmaya devam eden Jilda Bal’ı geçtiğimiz ay ofisimizde ağırladık. Başarılı iş insanı, iş ve spor yaşamından kesitleri ve hedeflerini samimiyetle okuyucularımızla paylaştı.
Okurlarımızın sizi yakından tanımaları için kendinizden bahseder misiniz?
 Önce size eğitim hayatımdan bahsedeyim. 1999 yılında Amerika’ya gidip Finans ve İşletme okudum, yedi sene Amerika’da kaldıktan sonra Türkiye’ye döndüm ve farklı finansal kuruluşlarda finansın farklı bölümlerinde çalıştım. Daha sonra insan kaynaklarına geçtim ve uzunca bir süre kurumsal hayatta görev aldım.
Girişimci olmaya ne zaman karar verdiniz?
 
Sizi girişimci olmaya yönelten faktörler neler oldu? Aslında kurumsal hayatı beş yıl önce bıraktım ama kendi işimi kurma isteğim zannediyorum biraz da aileden gelen bir durum. Birçok farklı firmada farklı bölümlerde ve görevlerde çalıştım. Hepsiyle çok ilişkiler kurdum ve bu işte iyice piştiğimi gördüm. Artık kurumsal alanda bir personel olarak vizyonumu tamamladığımı düşündüm, akabinde kendi işimi kurup kendi ayak larım üzerinde durmak istedim. Umduğum gibi olmadığı takdirde her zaman kurumsal hayata geri dönebileceğimi biliyordum, belki de bunun verdiği rahatlıktı denemek istememdeki cesaret. Kendime; “Şimdi denemeyeceksen ne zaman” dedim ve üç yıl önce de kendi şirketimi açtım, tabii daha yolun başındayım, emekleme bitti yürümeye başladım. Şirket olarak şimdi geriye dönüp baktığımda iyi ki de yapmışım diyorum. Tabii bu cesaretimin altında 17 yıl kurumsal hayatta edindiğim disiplin ve tecrübe var.
Yaşadığımız toplumun yapısını düşünürsek, bir kadın girişimci olarak zorluklarla karşılaştınız mı?
 
Tabii ki, neticede sizin de belirttiğiniz gibi ataerkil bir toplumda yaşıyoruz, her sektörde olduğu gibi bizde de zorluklar oluyor ama bunları yaşıyoruz diye de oturacak değiliz, zorluk var diye pes etmek bana doğru gelmiyor. Her zaman ileriye dönük düşünmek zorundayız ama bizim insan kaynaklarında şöyle bir avantajımız var: Patronlar erkek olsa bile bizim sektörümüz daha çok kadın çalışan ağırlıklı bir sektör, zaman zaman konuşma üslubunda biraz istenmeyen durumlar olsa bile onu da tolere edecek tecrübeye yıllar içinde sahip oldum.
...

RÖPORTAJ: REHAN KALAYCIYAN

Makalenin devamını dijital ve basılı dergimizden okuyabilirsiniz. Paros Dergisini anlaşmalı bayilerimizden ya da web sitemizden online olarak satın alabilirsiniz.
Online Dergimizi Satın Almak İçin - Online Dergi
Size En Yakın Bayi İçin  - Bayilerimiz