Mübadillerin Sürüldüğü Cennet: Cunda Adası

80 Okunma

Cunda, adı Ayvalık ile anılan tatil cenneti bir ada. Ayvalık’a kadar uzanıp da Cunda’ya uğramamak olmaz. Cunda, her ne kadar Ayvalık’a bağlı 22 ada içinde en tanınanı olsa da, kendine has bir kültür varlığı olduğundan rahatlıkla söz edilebilir. Ada, 1976’da “Kentsel Sit Alanı”, 1989’da “I. Derece Doğal Sit Alanı”, 1995’te ise Ayvalık’ın diğer adaları ile birlikte “Tabiat Parkı” ilan edilmiş bir mekân. Cunda son zamanlarda iş adamı, sanatçı ve bilim adamlarının sıklıkla tercih ettkleri bir mekân konumunda. Bunlar arasında İlber Ortaylı, Gönül Tekin gibi akademsiyenler, Yavuz Bingöl, Beren Saat, Neco, Erdal Özyağcılar gibi sanatçılar, Halis Komili, Suzan Sabancı, Cem Boyner gibi iş insanları bir çırpıda akla gelenler.

 Cunda’nın yerli halkını büyük ölçüde, mübadele sonrasında bilhassa Girit’ten gelen Müslüman ahal oluşturuyor. Ayrıca Midilli ve Makedonya’dan da adaya mühacir yerleştirilidiği biliniyor lakin bunların oranının %10 kadar olduğu tahmin ediliyor.

 “Cunda” kelmesinin ne anlama geldiği konusunda gayet kapsamlı bir makale kaleme alan Prof. Şinasi Tekin, kelimenin etimolojisi konusunda kesin bir hükme varamaz. Ona göre kelime ya Türkçe ya da İtalyanca menşelidir. Ada’nın Piri Reis haritalarında kullanılan ismi “Yunda”dır. Bu isim 19. yüzyıla kadar devam etmiş ve bu yüzyıl içinde hem Yunda hem de Cunda kelmeleri ortak olarak kullanılmıştır. Türk dili üzerine yaptığı çalışmalarla tanınan rahmetli Şinasi Tekin hoca, “Yund” kelimesinin “at” ya da “aygır sürüsü” anlamına geldiğini, bunun ise ada ile uzaktan yakından bir alakası olmayan, anlamsız bir ifade olduğunu dile getirir.
 

Yazımızın devamı için Paros Kasım sayısını bayilerden istemeyi unutmayın. 

Paros Dergisini çok yakında web sitemizden satın alarak okuyabileceksiniz.

Bayilerimiz için tıklayın!