Mutluluk üzerine…

116 Okunma
 Kızım ilkokul dördüncü sınıfta. Bu sene okulunun disiplinler üstü ilk teması “kim olduğumuz” idi. Tüm derslerde bir yandan müfredat konuları aktarılırken, diğer yandan bu tema ile ilgili çalışmalar yapıldı. Verilmeye çalışılan ana fikir ise oldukça açıktı: “Kişinin mutluluğu ve iyi olma hali yaptığı tercihler ile ilişkilidir.” Sorumluluk ise bu ana fikrin anahtar kavramıydı. Ne şahane, ne yalın bir aktarım. Tıpkı çocuk kitapları okurken hissettiğim gibi hissettim şu anda da, karmaşadan sadeliğe bir anda geçiş. Sahiden büyüdükçe ne çok kavram karmaşıklaşıyor içimizde, ne çok sorunun cevabı unutuluyor belki de… Mutluluk da bu kavramlardan biri. Böyle düşünüyorum çünkü bir yetişkin olarak ben de çoğu zaman mutluluk hakkında düşünüyor, her bir davranışımızın altında mutluluk amacı taşıdığımızı deneyimliyorum. Pascal, “İnsanların tümü mutluluk arar, bunun istisnası yoktur. Farklı araçlar kullansalar bile hepsi bu amaçla meşguldür. İrade bu amaç olmasa en ufak bir adım bile atmaz” der. Herkes mutlu olmak ister, bu gerçek.
 NASIL MUTLU OLURUZ?
 Dünya üzerinde herkese dayatılan mutluluk reçeteleri var. Eğer bugün yaparsak, gelecekteki mutluluğumuzu garanti altına alacağına inandırıldığımız bir sürü zorunluluklar var. Bir de doğduğumuz yakın çevreyle etkileşirken içselleştirdiğimiz zihnimize yer etmiş “mutlu insan” figürü diye bir şey var. Her birinin türlü türlü şartları, koşulları mevcut. Hal böyle olunca günümüzde mutlu olmak adına yaptığımız tercihlerin giderek dışa odaklı olmaya başlaması kaçınılmaz. Herkesten, her şeyden haberi olan bir devrin bireyleri olarak “diğerleri” ile isteyerek ya da istemeden çok fazla temas halinde olmak, ihtiyacımızdan çok daha fazla uyaranla karşı karşıya kalmak ise bu işe tuz biber ekiyor; dışa olan odaklılığı besliyor.
 Seçeneklerimiz tahmin ettiğimizden de fazla. Her şeyin iyisi, her şeyin iyisinin daha da iyisi var artık. Baş döndürücü bir ortam. Bir yanımızda, mutlu olmak istiyorsanız geleceği yakalamalısınız diyenler, diğer tarafta her şey an’dır, sadece şimdiye odaklanın deyip her şeyin mindful’unu öğretenler, bir tarafta mutluluk pozları dağıtan it-girl’ler, it-boy’lar, önümüzde ise koşulsuz şartsız yapmamız gerekenler derken mutluluğa dair umut-umutsuzluk çarkında dönüp duruyoruz. Tabii bu türlü türlü kalabalığa kulak vermemizde insan beyninin çalışma sisteminin de katkısı var. Tehlikelere meydan okuyarak bu günlere gelmiş beynimiz “bu nedir” sorusundan önce, “ne yapmam gerek” sorusunu sormaya bayılıyor. Dışarıda da ne yapmamız gerektiğini söyleyen bir sürü ses. Oysaki mutluluk, öznel deneyimlerin başlıcasıdır.
 Tercihlerimizin mutluluğumuzu artırmasını istiyorsak eğer, tercihlerimizin önce kendi değerlerimize uygun olup olmadığını anlamalıyız. Diğer türlü attığımız her bir adım, yaptıktan sonra üzerini çizdiğimiz hedeflerden farksız kalacaktır. Değerlerimizi keşfedip netleştirmek; sonra da tercihlerimizle değerlerimizin uyumlu olup olmadığını sorgulamak/anlamak önemlidir. Değerler bir basamak gibi ulaşıp, üzerine basıp geçtiğimiz bir şey değildir; değerlerimiz var olduğumuz sürece yakın ilişki içerisinde olduğumuz, bizimle birlikte süregelen varoluş anlamlarımızdır. Değerlerimizi keşfettikçe, kalabalıklar içinde var olurken içe-odaklı kalabilmeye ve kendi sesimizi duyabilmeye imkânımız olur. Tercihlerimiz ise değerlerimize uygun oldukça varoluşumuzu besleyen, içinde olmaktan memnuniyet duyduğumuz, sonuçla değil süreçle gelen bir mutluluk hissinin eşlik ettiği bir ruh halinde olmamız kaçınılmazdır. Dolayısıyla “beni ne mutlu eder” sorusunun cevabını, “benim için önemli olan ne” sorusundan bağımsız düşünmek imkânsızdır. Özgürlük öne çıkan bir değerinizse, işinizi icra ediş şeklinizden seçeceğiniz aktiviteye kadar değerinize uygun tercihlerde bulunmak mutluluğunuzu artıracaktır. Değerlerinize uygun olmayan hiçbir aktivite, peşinden kitleleri sürüklese de sizi beslemeyecek, mutluluğunuza katkı sağlamayacaktır. Unutmayın insanın kendini inşası içten dışa olur. Sorumluluk da buradan başlar.
Paros Dergisini anlaşmalı bayilerimizden ya da web sitemizden online olarak satın alabilirsiniz.
Online Dergimizi Satın Almak İçin - Online Dergi
Size En Yakın Bayi İçin  - Bayilerimiz