Nasreddin Hoca’nın memleketi Sivrihisar ve Ermeni Kilisesi

302 Okunma
 Güneş Dağı’nın eteklerinde kurulan Sivrihisar, antik çağlardan beri önemli yol güzergâhları üzerinde yer almıştır. Kral Yolu bu yerleşimin yakınından geçiyordu. Antik dönemde Palia diye adlandırılan Sivrihisar aynı zamanda Roma-Bizans askerî fetih yolunun da üzerinde kalıyordu. Avantajlı konumunun da etkisiyle ilçe, yakınında bulunan meşhur Pessinius (bugünkü Ballıhisar) kentini dahi gölgede bırakmıştı. Malazgirt’ten çok kısa bir süre sonra Türk hakimiyetine giren Sivrihisar’da gerek Anadolu Selçuklu, gerek Moğol ve gerekse de Osmanlı döneminden kalma pek çok eser bulunuyor. Sivrihisar’a Osmanlı döneminde damgasını vuran kişi ise Nasreddin Hoca olsa gerek. Hoca ve Hoca’nın soyundan gelen İstanbul’un ilk kadısı Hızır Çelebi ile onun oğlu ve Fatih’in veziri olan Sinan Paşa, Sivrihisar’ın yetiştirdiği değerli simalardır. Sivrihisar’dan bahsedip de buradan yetişen simalara değinmemek olmaz.
 TÜRK MİZAHININ ULU ÇINARI NASREDDİN HOCA
 Sivrihisar denince akla gelen ilk isim Nasreddin Hoca olsa gerek. Hoca’nın hayat hikâyesinin izini sürmek hayli zor. Her ne kadar Türk folklorunda yer alan en bilindik simalardan biri olsa da ondan bugüne gelen en somut kanıt Akşehir’deki mezarı. Hocayı sahiplenme konusunda Akşehir, Konya ve Sivrihisar arasında sıkı bir rekabet var. Sivrihisar’ın Hortu Köyü’nde Nasreddin Hoca’ya atfedilen bir de ev bulunuyor. Genel olarak kabul gören kanı Hoca’nın Sivrihisar’da doğduğu, sonrasında Akşehir’e göç ederek burada kadılık yaptığı yönünde. Hoca’nın 13. yüzyılda yaşadığı kabul ediliyor. Dolayısıyla kendisine mal edilen Timur fıkralarının gerçeklikle bir alakası yok. Bununla beraber Nasreddin Hoca’nın soyundan gelen ve yolu Sivrihisar’dan geçen, Fatih döneminde yaşamış iki önemli isim daha var.
 Bunlardan ilki olan Hızır Çelebi, anne tarafından Nasreddin Hoca’nın torunlarındandır. Babası ise Sivrihisar kadısı olan Celaleddin Efendi’dir. İlk olarak babasından eğitim alan Hızır Çelebi, sonrasında Bursa’ya giderek dönemin ünlü alimlerinden Molla Yegan’dan dersler aldı. Bu arada onun kızıyla evlendi. Bu evlilikten Fatih döneminin en önemli alimlerinden biri olarak kabul edilen Sinan Paşa dünyaya geldi. Hızır Çelebi, eğitimini tamamladıktan sonra Sivrihisar’a dönmüş ve burada kadılık yapmıştır. Otuzlu yaşlarında iken yolu Fatih Sultan Mehmet’le kesişir. Kaynaklarda anlatıldığına göre geleceğin “Fatih”i olan 2. Mehmed, Edirne’deki sarayda bir Arap alimini huzura kabul eder.

...

Makalenin devamın dijital ya da basılı dergimizden okumaya devam edebilirsiniz. Paros Dergisini anlaşmalı bayilerimizden ya da web sitemizden online olarak satın alabilirsiniz.
Online Dergimizi Satın Almak İçin - Online Dergi
Size En Yakın Bayi İçin  - Bayilerimiz