NDS’nin sevilen Müdürü M. Yann de Lansalut

668 Okunma
Notre Dame de Sion Lisesinin gelmiş geçmiş en faal müdürü, okula, kültür-sanat alanında önemli ivme kazandıran değerli eğitimci Yann de Lansalut, görev süresini tamamladığından yakında Türkiye’den ayrılıyor. Tembellikle harcanan bir emeklilik dönemi öngörmeyerek yeni yaşamını şimdiden planlamaya başlayan M. Lansalut, kendi döneminde başlattığı “NDS Edebiyat Ödülü” ve İstanbul Orchestra’Sion Uluslararası Piyano Yarışması gibi pek çok kültürel ve sanatsal etkinlikle, tarihi kuruma yepyeni bir soluk kazandırdı. Şimdi sözü, mütevazılığı ile de kalpleri fetheden M. Lansalut’ye bırakıyoruz.
 Sizi Türkiye’ye çalışmaya gelmeye ne motive etti ve bu kararı nasıl aldınız?
 Daha önce eğitim ve araştırmayla ilgili kısa görevler için yurt dışında çalışma olanağım oldu. Bu görevler önce Senegal ve Cape Verde Adaları’nda, ardından da Guyana ve Guadeloupe gibi denizaşırı departmanlarda gerçekleşti.
 Bu istisnai deneyimler, yeniden yabancı bir ülkeye gitme ve orada daha uzun süre eğitim topluluklarıyla yakın temas hâlinde yaşama isteğimi besledi. Türkiye’de Frankofon eğitimi değerlendirme görevine katılmam, bana Mart 1997’de böyle bir olanak sundu. Hemen İstanbul’a geldim. Gelişimi izleyen günlerde, bu ülke dinamizmi ve daha çok da eğitimcilere saygılı, okullarına ruhları ve istisnai bir sadakatle bağlı gençleriyle beni büyüledi. Bu izlenim, beni İzmir’de boşalan okul müdürlüğü görevine başvurmaya teşvik etti. Bu başvuru gerçek bir istekten doğdu ve düşünülmüş bir seçimin meyvesi olarak gelişti. Aslında kişisel olarak, bir sınırı geçerken, bilinmeyenin çağrısına kulak vermekten, farklı olanın keşfine ve tarihin potasında biçimlendirilmiş bir kültüre dalmaktan her zaman büyük bir sevinç hissetmişimdir. Bu his, en zengin insan deneyimlerinden biri değil midir?
 Notre Dame de Sion’da neyi değiştirmiş olduğunuzu düşünüyorsunuz? Notre Dame de Sion gibi bir okul değiştirilmez. Bunun yerine, kendinizi, kurum geçmişini yeniden okumak ve anlamak, kurucularının çizgisini takip etmek ve böylelikle tüm temelleri canlı ve güncel tutmaya odaklanmak zorunda hissediyorsunuz. İmkânlarım ölçüsünde olabildiğince sade bir şekilde bir yandan dışarıya açılmaya, diğer yandan öğrencileri karşılama koşullarını daha uygun ve daha keyifli hale getirmeye çalışarak bütün bunlara özen gösterdim.
 Soruyu kendinize sorun: Bugün dışa kapalı bir okul ne anlama gelir? Bir yandan dünyanın okulu işgal etmesine izin vermemelisiniz. Ancak diğer yandan okul, gençleri dünya ve yarın için yetiştirmek üzere vardır. Bu açıdan bakıldığında bu iş hem uyum hem de her an hassasiyet istiyor; çünkü zamana ayak uydurmak gerekse de, trendlerin heyecanına kapılmadan gerekli mesafeyi korumak için kendine düşünecek zaman tanımak ve bazen de okulu zamanın tersine konumlandırmak gerekebilir. Eleştirel bir bakış açısı geliştirerek ve yaşamdaki davranışlarımızı düzenleyecek değerler etrafında geniş düşünme alanları açarak gençleri ve yetişkinleri bugün karşı karşıya olduğumuz sorunlar ve zorluklar konusunda aydınlatabilmeliyiz: ekoloji ve sürdürülebilir kalkınma, biyoetik ve bilim, yeni teknolojiler ve yapay zekâ, kamuda ve vatandaşlık davranışlarında ahlak, insan hakları vb. Bunu yapmak için, bu sorulara duyarlı, dışarıdan en iyi konuşmacıları ve nitelikli uzmanları aramaktan çekinmeyen yetkin bir eğitim ekibine sahip olduğumuz için şanslıyız.
 ...
Makalenin devamını dijital ve basılı dergimizden okuyabilirsiniz. Paros Dergisini anlaşmalı bayilerimizden ya da web sitemizden online olarak satın alabilirsiniz.
Online Dergimizi Satın Almak İçin - Online Dergi
Size En Yakın Bayi İçin  - Bayilerimiz