Peruz Agopyan’ın Hikâyesi...

130 Okunma
 Onu hiç tanımadım. Yaşım icabı ona yetişemedim. “Türk Sinemasında Azınlıklar ve Yabancılar” kitabımın ilk isimlerinden biirydi. 1950’li yıllara ait fiilmlerin jeneriklerinde adına sıkça rastlanıyordu. Ona “Peruz Hanım” daha çok da “Peruz Ana” diyorlardı. Jeneriklerde soyadı yoktu her nedense... Bazen de ismi... Ona ilk kez Muharrem Gürses’in yönettiği 1956 yapımı Yetimlerin Ahı adlı köy dramında rastladım. Sonra araştırarak en az 30 filmde daha buldum. Yerli filmciler “Peruz Ana” diye hitap ettiklerine göre onu çok seviyorlardı belli... Buradan hareketle Türk sinemasının kıdemli isimleriyle yaptığım sohbetlerde mutlaka onu da sormaya başladım.

 
 En detaylı bilgiyi bana aynı zamanda hocam da olan rahmetli Memduh Ün verdi. Peruz Hanım’ın eski Ermeni Tiyatrosu’ndan gelme br oyuncu olduğunu ve sinemada çalışmaya başladığında artık 70 yaşın üzerinde olduğunu söyledi. Sözlerine Peruz Hanım’ın kimsesinin olmadığını, çok büyük bir fakirliğin içinde yaşadığını, kendisine yardım olsun diye filmlerde rol verildiğini, herkesin sevdiği tatlı bir Ermeni madamı olduğunu da ekledi. Hatta 1959’da yönettiği Ayşecik filmnin setinde yaşlılığın getirdiği sıkıntılar nedeniyle idrarını tutamadığını üzüntüyle anlattı. Yerli filmciler belli ki ona karşı bir vefa örneği göstermişlerdi.

Yazımızın devamı için Paros Kasım sayısını bayilerden istemeyi unutmayın. 

Paros Dergisini çok yakında web sitemizden satın alarak okuyabileceksiniz.

Bayilerimiz için tıklayın!