Placebo etkisi

46 Okunma
 Yıllar önceydi. Bir arkadaşımızın bütün vücudu leke-leke kabarmış, kaşıntılar başlamıştı. Almadığı ilaç, gitmediği doktor kalmamıştı. Cildiye, dahiliye, iç hastalıkları, intaniye (enfeksiyon hastalıkları) her bölümden doktor gezdi, çözüm yok!
 Bir gün, birisi ona burada adını anmayacağım bir hastanedeki bir nörologa yönlendirdi. Orta yaşın üzerinde ve yıllarca o hastanede çalışan eski bir doktordu bu… “Bir iğne yaptı bana, hiçbir şeyim kalmadı” demişti kız bize… Bir süre sonra, eşimi aynı hastanede çalışan ve her konuda danıştığımız aile doktorumuza götürmüştüm. Muhabbet esnasında “Çok iyi doktorlarınız varmış burada, dedim. Bazıları için efsane diyenler var.” “Öyle mi? Dedi, kimmiş bunlar bakayım?” Olayı anlattım, gülmeye başladı. “O bizim emektarlarımızdan, dedi; bütün gün hastanede elinde enjektör gezer. İçinde ne var o enjektörün biliyor musun? Serum fizyolojik! Hastalarla da diyaloğu çok iyidir. İlla ki önüne çıkar bir hasta, oram ağrıyor, buram ağrıyor diyen… Basar iğneyi! Hasta o kadar emindir ki doktorun ilgisi ve yakın davranışından, hiçbir şeyciği kalmaz!”
 “Placebo.” Bu kelimeyi ilk kez duyuyordum. O yıllarda internet de yoktu, en azından Türkiye’de yoktu. Bugün artık yüzlerce kaynaktan her türlü bilgiye ulaşmak kolay. Buna bir de yaşanmış deneyimlerimi de katarsak…
 PLACEBO NEDİR?
 Gerçek bir ilaca benzeyen ama kesinlikle ilaç olmayan her şey Placebo’dur. Bu bir hap, bir şurup, iğne, aklınıza gelebilecek her türlü “sahte” tedavi malzemesi veya sadece düşünce olabilir. Bütün Placebo’ların ortak noktası farmakolojik açıdan sağlığı etkileyebilecek herhangi bir aktif madde içermemeleridir. Etimolojik olarak bakıldığında Latince bir kelime. XIV asırda Eski Ahit’i tercüme eden St. Jerome, “canlılar dünyasında Tanrı’nın önünde yürüyorum” anlamındaki İbranice bir cümleyi hatalı olarak «placebo Domino in regione vivorum » “canlılar dünyasında Tanrıyı hoşnut ediyorum” olarak çevirince, Katolik kilisesi de bir süre sonra cenaze ağlayıcıları işini de “placebo yapmak” diye adlandırmaya başladı. Esasında onlar milletin, ölünün veya Tanrının hoşuna gitmeye çalışan sahte ağlayıcılardı.
 Zamanla “placebo” kelimesi önce Amerika’da, sonra da 1785’te İngiltere Motherby’s New Medical Dictionnary’de tıp lügatlarına da giriyor ve orada “banal bir tedavi yöntemi” olarak sıfatlandırılırken aynı lügat 1803’te anlamını şöyle tamamlıyor: Placebo (Hoşa gideceğim)- hastaya yarardan çok hoşuna gitmesi (rahatlatması) için yazılan her çeşit umar. Ancak bugünkü medikal anlamda kullanılması 1958’de Fransa’da, Dictionnaire des Termes Techniques de Médecine’de (Tıptaki Teknik Terimlerin Sözlüğü) oluyor. Ad olarak var olmasa da insanlar yıllardır etkisinin gücünün de farkındaymışlar. 16. asır tarihli Ebers papirüsüne göre Mısır’da 842 reçetedeki ilaçlardan 700 adedi gerçek ilaç, 100 tanesi ise tedavi etkisi olan ve bugün placebo dediklerimiz maddelerden oluşuyor. Ardından binlerce yıl boyunca nasıl etki ettiğine akıl erdiremeseler de gerek doktorlar gerekse büyücüler, şamanlar, hatta üfürükçüler tarafından ilk zamanlar ağırlıklı olarak ağrıları dindirmede kullanılmış.
...

Makalenin devamını dijital ve basılı dergimizden okuyabilirsiniz. Paros Dergisini anlaşmalı bayilerimizden ya da web sitemizden online olarak satın alabilirsiniz.
Online Dergimizi Satın Almak İçin - Online Dergi
Size En Yakın Bayi İçin  - Bayilerimiz