Seçimler sonrası ABD nereden gelip nereye gidiyor?

85 Okunma
 Son seçimlerin ABD’yi nerelere götüreceği konusuna gelmeden önce, kendimizi tarihin derinliklerine fazla batırmadan, bugünlere nasıl gelindi kısaca bir göz atalım. Tekrar olacak ama zihinlerimizi tazelemek amacıyla iki yıl önce yazdıklarımı anmak istedim. Ağustos 2018’de ne demişim:
 “ABD’yi ikinci bir iç savaşın eşiğinde göreceğimi hiç mi hiç düşünmemiştim. Amerikan toplumu henüz orada olmasa dahi tehlikeli bölgeye doğru hızla ilerlemekte. Senatör Jeff Flake, geçenlerde yaptığı bir konuşmada ‘tarikatçı zihniyet ülkemizi mahvedecek’ demekle, yaklaşan tehlikeyi çok iyi görmüştü bence.
 ABD toplumu, zencilerin medeni hakları için verdikleri mücadeleleri, Martin Luther King ve J. F. Kennedy suikastleri, Vietnam Savaşı esnasındaki fikir ayrılıkları ve halk hareketleri gibi birçok karmaşık dönemden geçti ama her zaman aklıselim sahibi bir gençlik ve yine aklıselim sahibi ve dejenere olmamış iki siyasi ana kuruluşa sahip idi: Cumhuriyetçi Parti ve Demokrat Parti.
 Bugün, toplum ve bu siyasi partiler aklıselimlerini kaybettikleri gibi halk ile siyasi kuruluşlar arasındaki uçurum da gittikçe derinleşmekte. Tüm ABD bugünlerde siyasi bir orta oyununa dönüşmüş olan Hakim Brett Kavanaugh’yu konuşmakta, partizan ve siyasi komplolardan oluşan saldırılarda kendini nasıl savunmaya çalıştığını izlemekte. Bence ABD’nin bugün içinde bulunduğu durum eski günlerdeki medeni haklar ve Vietnam konusundaki fikir ayrılıklarından daha tehlikeli ve ürkütücü çünkü o günlerde halkın birbirine bağlılığını sağlayan yüksek gelirli bir Orta Sınıf (Middle Class), bir soğuk savaş tehdidi ve dejenere olmamış siyasi partiler vardı. 2000’lere gelindiğinde Orta Sınıf ve bu sınıfı yaratan işler tükendi, siyasiler çığırından çıktı, siyasi ve kişisel çıkarları uğruna akıl ve mantıklarını kaybetme düzeyine geldiler, 9 Eylül 2001 akabinde kısa süren bir dönem dışında Sovyet ve dış güçlerin tehditleri de ortadan kalkınca halkın dayanışması kendiliğinden gevşedi. American Dream denen Amerikan Rüyası, American Night-Mare dediğimiz Amerikan Kâbusu’na dönüştü. Kasabalarda ve küçük şehirlerde yaşayan milliyetçi ve üniversite eğitimi olmayan Amerikalılar ile büyük şehirlerde yaşayan küreselci beyaz yakalılar arasındaki sosyal ve kültürel mesafeler gittikçe açıldı ve anlaşmazlıklar yabancılaşmaya yol açtı. Cumhuriyetçi-demokrat, şehirli-kasabalı, beyaz yakalı-mavi yakalı, kadın-erkek ilişkileri gittikçe yozlaştı ve fikir ayrılıkları yerini düşmanca hislere bıraktı.
 Sonuç olarak partizanlik yerini zorbalığa yani aşiretciliğe bıraktı. Anayasal Haklara dayalı örnek bir ülke olarak bilinen ABD nasıl bugünlere geldi, nasıl bu ayrımcılıklara sahne oluyor ve hoşgörünün ortadan kalktığı, ‘hükmet veya öl’ zihniyeti kontrolü ele geçiriyor, anlaşılacak gibi değil! Bu toplum aklıselim sahibi siyasiler seçmediği sürece durum daha da kötüye gidecek ve belki de bir gün eyaletlerin birbirinden ayrıldığına şahit olacağız.”

...

Makalenin devamını dijital ve basılı dergimizden okuyabilirsiniz. Paros Dergisini anlaşmalı bayilerimizden ya da web sitemizden online olarak satın alabilirsiniz.
Online Dergimizi Satın Almak İçin - Online Dergi
Size En Yakın Bayi İçin  - Bayilerimiz