Şemalar

138 Okunma
 Şema ruhun işlevsel en küçük parçasıdır. Anılardan, bedensel duyumlardan, duygulardan ve bilişlerden oluşur. Kendimizi, diğerlerimizi ve dünyayı algılarken kullandığımız (bilinçdışı) temel inançlardır. Şema terapi ise gelişimimizin erken döneminde başlayan, yaşamımız boyunca tekrarlanan kendilik yıkıcı, duygusal ve bilişsel örüntüler olan “uyum bozucu şemalara” odaklanmaktadır. Uyum bozucu şemalar, çocukluktaki çekirdek duygusal ihtiyaçların karşılanmamasından kaynaklanmaktadır. Şema terapinin amacı; hastaların uyum bozucu şemalarını, başa çıkma tepkilerini ve modlarını değiştirerek, temel ihtiyaçlarına ulaşmada yardım etmektir. Buna göre bilimsel olarak tanımlanan on sekiz uyum bozucu şema bulunmaktadır.
ŞEMA 1: DUYGUSAL YOKSUNLUK
 Kişinin normal bir duygusal destek ihtiyacının diğerleri tarafından yeterli olarak karşılanmayacağı beklentisidir. Üç tür yoksunluk vardır: İlginin, duygusallığın, sıcaklığın veya arkadaşlığın eksikliği (bakılma yoksunluğu); anlaşılmanın, dinlenmenin, kendini ifadenin veya başkaları ile karşılıklı duygu paylaşımının eksikliği (sevgi yoksunluğu); başkalarının kuvvetinin, yönlendirmesinin veya rehberliğinin eksikliği (rehberlik yoksunluğu).
ŞEMA 2: KUSURLULUK
Kişi nedenini anlayamadığı bir şekilde kendisini kusurlu, kötü, istenmeyen, aşağı, yetersiz, sevilmez hisseder. Eleştirilmeye, dışlanmaya, suçlanmaya aşırı duyarlıdırlar. Başkaları yanında aşırı duyarlıdırlar. Başkaları yanında aşırı utangaçlık ve güvensizlik hissedilir. Fark edilen kusurlarından dolayı utanç hissi içerebilir. Kişinin kendisinde olduğuna inandığı bu kusurlar gizli veya açık olabilir. Gizli kusur örnekleri; bencilim, kıskancım, kırıcı birisiyim, sapık cinsel eğilimlerim var. Açık kusur örnekleri; çok çirkinim, bacaklarım kalın, burnum büyük, penisim küçük, tanışma sırasında ne diyeceğimi bilemem, girişken değilim vb.
ŞEMA 3: DUYGULARI BASTIRMA
 Kişide yanlış yapmaktan, diğerleri tarafından kabul görmemekten, kötü sonuçlardan veya dürtülerini kontrol edememekten kaçınmak için doğal davranışların, hislerin veya iletişimin sürekli bir denetim altında tutulması gerekliliğine güçlü inanç vardır. Genellikle güven ve huzur hissini sağlayabilmek için bu denetimin ve sorumluluk hissinin şart olduğu düşünülür. Aşırı denetimcilik genellikle hastanın çevresindeki kişileri de içerir. Baskı altında tutulan alanlar farklılık gösterebilir. Örneğin; öfke ve saldırganlığın bastırılması, aşırı düzenlilik ve planlama, olumlu dürtülerin baskılanması (neşe, cinsel uyarılma, oyun, eğlence), alışkanlıklara ve adalete aşırı dikkat, incinmeyi ifade etmede ve ihtiyaçları serbestçe konuşmada güçlük, duygusal istekleri göz ardı ederken akılcılık üzerine aşırı hassasiyet.
...
Makalenin devamını dijital ve basılı dergimizden okuyabilirsiniz. Paros Dergisini anlaşmalı bayilerimizden ya da web sitemizden online olarak satın alabilirsiniz.
Online Dergimizi Satın Almak İçin - Online Dergi
Size En Yakın Bayi İçin  - Bayilerimiz