Tatavlalı Atina Sahnede Ayla

178 Okunma

Oyunculuğu o değil, oyunculuk onu seçti. Allah vergisiydi yeteneği... Geçmişin sanat koridorlarında çok sık rastlanan alaylı okullu döngüsüne hiç bulaşmadan verilen rollerinin oyuncusu olmayı yeğledi. Türk tiyatro ve sinema insanlarının en kıdemli, en değerli olanlarıyla aynı sahneyi, aynı seti paylaşırken, her şeyin bir tesadüfle başladığını unutmamıştı. Hırsları yoktu. Alçak gönüllüydü̈. Çocuk yaşta sahneyle, kamerayla tanışmasına rağmen tevazuyu elden bırakmadan oyunculuk sanatının tüm nimetlerinden faydalanmayı bilmişti. Karakterinden hiç dün vermemişti Atina Milohorakti… Ya da tanıdığımız, bildiğimiz Türk sinema ve tiyatro tarihine geçen adıyla Ayla Karaca... Onu yıllar önce “Türk Sineması’nda Azınlıklar ve Yabancılar” kitabımın daha ilk günlerinde Nişantaşı’ndaki evinde ziyaret etmiştim. Karşımda zarafeti kaybolmamış tipik bir İstanbul hanımefendisi bulmuştum. Projem onu heyecanlandırmıştı. Kahvelerimizi yudumlarken eski ve uzak günlere, kimi hafıza sandığının
derinliklerinde unutulmuş, kimi çok yakın bir tarihte yaşanmışçasına taptaze anıların içine daldık.

Röportajımızın devamını okumak için Temmuz 2018 sayımızı bayilerden ya da web sitemizden online olarak satın alıp okuyabilirsiniz. 

Online Dergimizi Satın almak için - Link
Size en yakın bayi için  - Link