Tiyatro tarihimizde unutulanlar - Bölüm 28

54 Okunma
Sevgili dostlar, herkese merhaba. Bildiğiniz gibi bir süredir sizlere Ermeni Okul Dernek Tiyatroları’nın geçmişine ait bazı bilgiler vermeye çalışıyorum. İzin verirseniz bugün bu yazı serisine ara verip sıcağı sıcağına bu sezon İstanbul’daki profesyonel sahnelerde oynanan oyunlar hakkında yaptığım bazı kişisel değerlendirmeleri paylaşmak, beğendiklerimi de seyretmeniz için sizlere tavsiye etmek istiyorum.
 2017-2018 tiyatro sezonunda, yıllardır süregelen İstanbul’un çok önemli bir “Tiyatro Ödülleri” organizasyonunun jüri üyeliğine davet edildim. Büyük bir gururla kabul ettiğim bu görev nedeniyle bu sezon belli şartları yerine getiren, ödenekli veya ödeneksiz, İstanbul’un çeşitli salonlarında perde açan profesyonel ekiplerin sahnelediği 100’e yakın oyun izledim. Seyrettiklerimden bazıları oldukça büyük prodüksiyonlardı. Konuları ve sahneleme şekilleri çok mükemmel olmasa da “ödenekli” dediğimiz Devlet ve Şehir Tiyatroları sahne dekoru, ışık ve kostümde hiçbir masraftan kaçınmamışlardı. İçerikleri fazla iyi olmasa da görüntü olarak oldukça etkileyiciydiler. Özel tiyatrolarda izlediklerimden de bazıları bir veya iki kişilik performanslardı. Bazıları da “alternatif tiyatro” diye adlandırılan, seyircinin anlayış ve yorumuna bırakılan etkinliklerdi.
 Seyrettiğim oyunlar arasında beğendiklerim de vardı, beğenmediklerim de... Sizleri etkilememek için beğenmediklerimden bahsetmeyeceğim ama inanın mükemmeller azınlıktaydı. Muhteşem salonlarda da, saçma sapan bir evin veya bir iş hanının kalorifer dairesinden bozma salonlarında da oldukça sağlıksız şartlarda yapılan çok kötü oyunlar da izledim. Bazen dört ay boyunca Pazar sabahları izlediğimiz oyunları tartışabilmek amacıyla yaptığımız toplantılarda jürideki bazı arkadaşlarımla fikir ayrılığına düştüğüm oyunlar da oldu. Sizlere önerebileceğim oyunların sadece kişisel beğenilerim olduğunu belirttikten sonra gelelim isimlere; Bir Baba Hamlet: Bence bu sezonun en iyilerinden biri. Kadıköy, Baba Sahne’deki bu oyun, Emrah Eren’in de çok başarılı yönetimiyle mükemmel olmuş. Murat Akkoyunlu ve Şevket Çoruh’un inanılmaz oyunculukları seyirciye “İşte tiyatro bu!” dedirtiyor. Aslında bildiğiniz Hamlet ama Alman yazar Sebastian Seidel bu trajediyi komediye çevirerek (Hamlet For You) yorumlamış. Oyuncuların ve yönetmenin yaptıkları ufak tefek güncel göndermeler de eklenince, seyirci oyunun sonuna kadar kahkahalarını tutamıyor. Mutlaka seyredin.
 Kanlı Komedya (Caligula): Ragıp Yavuz’un yönetimiyle yine Baba Sahne’de sahnelenen oyunda Ahmet Saraçoğlu’yu Caligula rolünde seyretmeniz gerekir. Bence bir tiyatro oyununda bir karakter işte ancak böyle canlandırılabilir. BGST’nin sahnelediği ve Duygu Dalyanaoğlu ile Aysel Yıldırım’ın oyunlaştırdıkıları Zabel’de Aysel Yıldırım, Zabel rolünde kusursuz. Altkat Sanat’ta Franz Kafka’nın Dönüşüm adlı oyununda genç oyuncu Erkan Akbulut’u seyrederken oyunun kahramanı Gregor Samsa’nın gerçekten gözünüzün önünde böceğe dönüştüğüne tanık oluyorsunuz.
 Oyun Atölyesi’nde sahnelenen Georg Büchner’in ünlü Woyzeck adlı oyununu izlerken de yönetmen Muharrem Özcan’ın, böylesi klasik ve zor anlaşılan bir eseri özgün müzik ve koreografinin de yardımıyla nasıl yorumlayıp daha seyredilir hale getirdiğini göreceksiniz.
 Romeo ve Juliyet’in Tarifsiz Hikâyesi: (Sahne Altı) İki genç oyuncu Ayfer Tokatlı-Bora Pak, Romeo ve Juliet’in balkon sahnesini basit bir merdivenle ve Bora Pak’ın kalemiyle o kadar iyi ve neşeli bir şekilde yorumlamışlar ki ancak izlerseniz bana hak vereceksiniz. Altıdan Sonra Tiyatro’da sahnelenen ve Halil Babür’ün yazdığı He-Go oyununda Babür’ün doğal performansı göz dolduruyor.
 Aristophanes’ten, Volkan Çıkıntoğlu’nun uyarladığı Barış ve Yiğit Sertdemir’in yorumuyla W. Shakespeare’in III Richard adlı oyunları da bu sezonun seyredilmesi gereken oyunlarından. Das Das Sahne’nin Uyarca’sı hem konu hem de dekor açısından çok ilginçti. Seyyar Sahne’nin Bir Meşrutiyet Faciası yahut Gündüzlerimiz adlı oyununda da ele alınan konu ve oyunculuklar beni oldukça etkiledi.
 Bu arada büyük usta Bertold Brecht’in Kafkas Tebeşir Dairesi adlı ünlü oyununu Can Yücel’in çevirisi, Ümit Aydoğdu’nun yönetimiyle Tiyatro Adam’dan izlediğinizde, kullanılan en ilkel ve basit aksesuarlarla ne kadar başarılı bir oyun sahnelebildiğini göreceksiniz. Semaver Kumpanya’nın Akşam Yemeği adlı oyununu izlerken, sahnedeki beş oyuncunun kusursuz performanslarına hayranlık duyacaksınız. Bu sezon Devlet Tiyatrosu’nda izlediğim ve tek beğendiğim oyun olan Işıl Kasapoğlu’nun yönettiği Sophokles’in Elektra’sında özellikle Elektra rolünde Özlem Öçalmaz çok başarılıydı.
  Seyrettiğim tek kişilik oyunlardan Sevgili Arsız Ölüm-Dirmit adlı oyunda da genç oyuncu Nezaket Erden’in samimi ve doğal oyunculuğu, seyirciye sahnede tek kişilik bir oyuncu ordusunu izliyor hissini veriyordu. Son olarak da Entropi Sahne’de izlediğim Boş Şehir adlı oyunun ışığından bahsetmek istiyorum. Oyun iki kişilikti. Ama sahnede bir üçüncü oyuncu daha vardı: “IŞIK.” Zaman zaman oyunculukların bile önüne geçip başrole yerleşiyordu. Hemen elimdeki programa baktım. Işık Tasarım: Arek Nişanyan. Böylece ışığın nasıl bu kadar başarılı olabildiğini de anlamış oldum. Selam sana sevgili arkadaşım. Başarılarının devamı dileğiyle…
 Evet dostlar, bu tiyatro sezonunda şimdiye kadar izlediğim oyunlardan bende iz bırakanlar ne yazık ki sadece bu kadar. İstanbul’da bu sezon tam 188 yeni tiyatro oyunu, ödenekli veya ödeneksiz, perde açmış. Aslında oldukça sevindirici olması gereken bu sayı, oyunların kalitesinin biraz düşmesine mi sebep oluyor? Bilemiyorum. Fakat şuna eminim ki, birkaç yıl sonra birçok genç, zeki ve yetenekli tiyatro insanı artık yavaş yavaş devirlerini tamamlamak üzere olan ustalarından edindikleri deneyimlerle sahnelerimize yepyeni bir soluk getirecekler.
 Dostlar, bu konuda paylaşacaklarım şimdilik bu kadar. Gelecek ay daha önce bıraktığım yerden devam etmek üzere, her ne kadar sürç-i lisan ettiysem affola!
Paros Dergisini anlaşmalı bayilerimizden ya da web sitemizden online olarak satın alıp okuyabilirsiniz. 
Online Dergimizi Satın Almak İçin - Online Dergi
Size En Yakın Bayi İçin  - Bayilerimiz