Türkiye’nin en önemli dünya miraslarından: Sümela Manastırı

380 Okunma
 Trabzon hiç şüphe yok ki Doğu Karadeniz’in en önemli kentlerinden biri. İyonyalılar zamanına kadar çıkarılan kentleşme tarihi pek çok mirası da bünyesinde barındırıyor. Bölge aynı zamanda 1204’te İstanbul’u kontrol altına alan Latin istilası sonrasında önemli bir merkez olarak gelişmeye devam etti. Bizans hanedanından gelen iki prens tarafından temelleri atılan Trabzon Rum İmparatorluğu, kente pek çok yatırım yaptı. Trabzon bunun öncesinde de Bizans’ın Doğu Karadeniz’deki en önemli yerleşimlerinden biri durumundaydı. Kent, coğrafi yapısından dolayı pek çok manastırı içinde barındırmıştır.
 Manastırlar bilindiği üzere genellikle terk-i dünya amaçlı tesis edilen kurumlardır. Nitekim Heybeliada’daki bir manastır da bu ismi taşır. Trabzon’daki manastırlar arasında Kızlar Manastırı, Kaymaklı Manastırı, Vazelon Manastırı, Kuştul Manastırı hemen bir çırpıda akla gelenler. Maçka İlçesi ise Trabzon’un en tanınan manastırına, 300 metrelik bir yükseklikte konumlanan Sümela’ya ev sahipliği yapar.
 Kenti tanıtan hemen her broşürde, kitapta Sümela’dan karelere tesadüf etmek mümkün. Sümela çok eski zamanlardan beri önemini koruyan bir manastır. Lakin yapı 1923’ten sonra uzun süre kaderine terk edilmiş. Bakımsızlıktan dolayı pek çok binasını kaybetmiş, freskleri solmuş ya da kazınmış. Semavi Eyice 1962’de öğrencileri ile bölgeye yaptığı gezinin sonuçlarını 1965’te “Belleten” dergisinde yayınlamış ve yapının perişanlığını gözler önüne sermiştir. Ancak sonraki yıllarda manastır yeniden gündeme gelmiş ve yapılan restorasyonlar neticesinde Trabzon’un en rağbet gören mekanlarından biri olmuştur.
 ATİNALI KEŞİŞLERİN RÜYASI
Yapıyı dolaşmadan önce tarihçesi hakkında bilgi vermekte fayda var. Manastırın tarihi 4. yüzyılda İmparator I. Teodosius zamanına kadar çıkarılır. Bu devirde Atinalı Barnabas ve Sophronios adlı iki keşiş rüyalarında Hz. Meryem’i görürler. Meryem onlara bu pagan şehirden uzaklaşarak doğuda, Karadağların olduğu yerde kendi adını yaşatacak bir manastır kurmaları talimatını verir. Doğu’ya doğru zahmetli bir yolculuğa çıkan bu iki keşiş Zigana dağ silsilesinin bir uzantısı olan bugünkü bölgede manastırı tesis etmeye karar verirler. Manastırın isminde yer alan “melas” yani “kara” kelimesi bir rivayete göre bu dağ silsilesinden kalmadır. Başka bir rivayete göre de manastırın sembolü olan “Siyah Meryem” ikonası bu ismin verilme sebebidir.

...

Makalenin devamını dijital ve basılı dergimizden okuyabilirsiniz. Paros Dergisini anlaşmalı bayilerimizden ya da web sitemizden online olarak satın alabilirsiniz.
Online Dergimizi Satın Almak İçin - Online Dergi
Size En Yakın Bayi İçin  - Bayilerimiz