Yeraz Çağlayan, “Ana dilimde oynamanın duygusu gerçekten harika”

80 Okunma
Müzik alanında birçok başarılı çalışmada yer alan Yeraz Çağlayan, Balat semtinin kendine özgü dokusunu ve büyülü atmosferini keşfetmeyi amaçlayan oyunlar serisi “Monologlar Müzesi” projesine dahil olma başarısını gösterdi. “Gomidas” oyununun yazarı ve yönetmeni Ahmet Sami Özbudak ile tanışmasının ardından oyunculuk deneyimi yaşama fırsatı bulan Yeraz, Ermenice ve Türkçe dilinde “Aile Mezarlığı” isimli monologdaki performansını seyirciyle paylaşmanın heyecanını yaşıyor.
 Profesyonel olarak oyunculuk deneyiminde yakaladığın başarının heyecanını ve mutluluğunu yaşıyorsun. Monologlar Müzesi projesine dahil olma süreci hakkında bizi bilgilendirebilir misin?
Pandemi koşullarına bağlı olarak online eğitim süreciyle beraber sahnelerden ve okuldaki yüz yüze eğitimden uzak olduğumuz bu dönemde, “Gomidas” oyununun yazarı ve yönetmeni Ahmet Sami Özbudak ile tanışmamızın ardından, Monologlar Müzesi’nde “Hostel” yeni serisinde kendisi ile çalışma fırsatı buldum. Bu oyun benim profesyonel olarak oynadığım ilk oyun ve bunun tatlı bir heyecanı içindeyim. Monologlar Müzesi’nin tüm oyun temalarında Balat anlatılıyor ve ondan parçalar sunuluyor. Müzenin her bir odasında temaya bağlı olarak farklı bir oyun oynanıyor ve izleyiciler her bir oyunun sonunda istedikleri odadaki diğer oyunları izlemeye geçiyorlar. “Hostel” temasında, İstanbul’a bir şekilde yolu düşmüş 5 farklı karakter ve onların hikayeleri anlatılıyor. Aidiyet duygusu üzerine bir araştırma gibi de diyebiliriz. Ermenistanlı, Ukraynalı, Afganistanlı ve Fransız hostel müşterilerinin aşka, arkadaşlığa ve yalnızlığa dair incelikli hikayeleri bu projenin temasını oluşturuyor. Ben oyunumu Ermenice ve Türkçe olarak iki ana dilimle oynamaktayım. Hostel temasındaki tüm monologları Ahmet Sami Özbudak yönetiyor. Monologumun adı “Aile Mezarlığı”, metnimin yazarı ise Serdar Kurt. Lusin adlı bir kızın, büyük büyük annesi Matild’in aşkını bulmak için yolu İstanbul’a düşüyor. Bu yolculukta ise hep aklında olan bir söz var, “ne doğduğun yer, ne öldüğün yer… ilk nerede aşık olmuşsan oraya aitsin…” Büyük büyük annesinin anılarında zaman yolcuğu yaparken, kendi aidiyet duygusunu sorguluyor, zaman geçtikçe aslında bu şehre, İstanbul’a ait olduğunu anlıyor.
...
Makalenin devamını dijital ve basılı dergimizden okuyabilirsiniz. Paros Dergisini anlaşmalı bayilerimizden ya da web sitemizden online olarak satın alabilirsiniz.
Online Dergimizi Satın Almak İçin - Online Dergi
Size En Yakın Bayi İçin  - Bayilerimiz