Zamanın kilitlediği kapı: Kumkapı

804 Okunma
 Eski bir Kumkapılı olan Nazaret Davityan ile semti dolaşıp, onun Kumkapı’sı hakkında konuşmak için sözleştiğimiz saatten biraz erken Kumkapı Meydanı’na geldim. Öğle saatleri olduğundan meydandaki meyhaneler boştu ve akşama hazırlanıyordu. Nazaret Bey ile buluşmadan önce bir şeyler atıştırmak için uygun bir yer aradım. Ördekli Bakkal Sokak’taki süt ürünleri ile ünlü Boris’in Yeri’ne gittim. Bir bardak süt aldım ve oradaki çalışan kişiye Nazaret Davityan ile buluşacağımızı, onu tanıyıp tanımadığını sordum. “Nazaret ağabey az önce buradaydı” dedi. Kumkapı’da herkesin büyük bir saygıyla söz ettiği Nazaret Davityan ile biraz sonra buluştuk.
 Sıra sıra dizilmiş cumbalı evlerin olduğu bir sokaktan geçiyoruz. Evlerinin rengi solmuş, pencereleri eskimiş, kapılarının önünde şen kahkahalar atan, pencere önlerinde sohbet eden kimse kalmamış, çocukların bile yüz vermediği bir sokaktayız şimdi. Oysa zamanında çok ince bir zevkle yapıldığı belli olan evler bize geçmişin tüm görkemini anlatmaya hazır duruyor. İşte tam o sırada bir kapı açılıyor. Son Kumkapılılardan bir hanımefendi evine davet ediyor. Her yer öylesine temiz, öylesine düzenli ki “Az önceki terk edilmiş sokakta değil miyim?” diyorsunuz. Hiç misafir beklenmediği halde her an misafire hazır bir ev burası. Ev sahibi hanımefendi yaşına aldırmadan servis yapıyor. O gün, kahvelerin yanında, özenle hazırladığı kabak tatlısından da ikram ediyor. İşte o an anlıyorsunuz, daha tüm sandıklar açılmamış, kokular gökyüzüne karışmamış, Kumkapı’nın hikâyesi son bulmamış. Gelin Kumkapı’yı Nazaret Davityan ile birlikte gezelim.
 “MÜTHİŞ BİR ÇOK KÜLTÜRLÜ ORTAMIN İÇİNDEYDİK”
Nazaret Davityan doğma büyüme Kumkapılı. Kumkapı, Kapalıçarşı’ya yakın olduğu için komşu çocukları gibi kendisi de mesleğine çırak olarak Kapalıçarşı’da başlamış. Şu an Çuhacı Han’ın önde gelen mücevher ustalarından. Artık Kumkapı’da yaşamasa da yüreği Kumkapı ile çarpıyor. Sosyal medya yoluyla tüm Kumkapılıları buluşturduğu bir sayfanın da yöneticisi. Bu sayfa, süreç içinde öylesine bir hal alıyor ki eşsiz bir fotoğraf albümüne, belgelere sahip oluyor. Nazaret Bey, “Kumkapıya Özlem” sayfasının hikâyesini şöyle anlatıyor: “Kumkapı’nın insanları birbirinden koptu, dağıldı fakat hepsinin aklı yine bu semtte kaldı. Sürekli bize Kumkapı’yı soruyorlardı. Ben ve arkadaşım Hayk Durmaz da bu insanların özlemini dindirmek için fotoğraflar çekip, mail yoluyla onlara yollamaya başladık. İnsanlar çok mutlu oldular. Sonra da bu fotoğrafları “Kumkapı’ya Özlem” sayfasında yayınlamaya başladık ve bir anda çok büyük bir ilgiyle karşılaştık. İnsanlar kendi fotoğraf albümlerini paylaşıp, izlerini kaybettikleri çocukluk arkadaşlarını, komşularını bu sayfa aracılığıyla buldular.”
 ...
Makalenin devamını dijital ve basılı dergimizden okuyabilirsiniz. Paros Dergisini anlaşmalı bayilerimizden ya da web sitemizden online olarak satın alabilirsiniz.
Online Dergimizi Satın Almak İçin - Online Dergi
Size En Yakın Bayi İçin  - Bayilerimiz