Osmanlı hayalinin en ışıklı üretim alanının Ermenilerin de başı çektiği dramatik edebiyat ve tiyatro geleneği olduğunu söyleyebiliriz.
Aras Yayıncılık’ın İstanbullu Ermeni Kadınlar Dizisi’nden sizlere daha önce bahsetmiştim. Serinin ilk eseri Sırpuhi Düsap’ın Mayda’sı olmuştu.
17 Ocak Cumartesi günü, Sepin Sinanlıoğlu ile birlikte ilk kurgu romanı “Hoyrat”ı konuşmak üzere Nostalji Kitap Kahve’de edebiyatseverlerle buluştuk.
Bakırköy Surp Asdvadzadzin Vakfı Kültür Kolu, son dönemde hatırı sayılır etkinliklerle Ermeni toplumunun kültür sanat hayatına önemli bir ivme kazandırdı.
Öğretmenlik hayatımın en güzel yıllarını geçirdiğim, mesleki kariyerimin yönünü tamamen değiştiren okuldur Getronagan.
Hastanenin acilinden müşahede odasına alınmam gerektiği söylendiğinde uçuşa 48 saatten az bir zaman kalmıştı. Geceyi hastanede geçirip, sabahında taburcu olup eve geldikten sonra da tablo değişmeyince Hagop’la konuşup benim İstanbul’da kalmama karar verdik.
Gazeteci yazar Serdar Korucu’yla tanışmam Aras Yayıncılık’tan çıkan “12 Eylül’de Ermeniler” kitabıyla olmuştu.
Tarihi tam ve net olarak hatırlamıyorum ama sanırım Haziran başıydı. Telefonum çaldı. Diruhi’ydi arayan. Tarkmançats’ın değerli müdürü benim ise 32 yıllık arkadaşım.
Yeni bir yol hikayesinin tam da başında, biraz ürkek, az biraz telaşlı, çokça da heyecanlı bir merhaba.
