Osmanlı'da, 19. yüzyılın ilk çeyreği ile birlikte özellikle Meşrutiyet sonrası hız kazanan batılılaşma hareketinin haritasına şöyle bir baktığımızda çok dilli, çok kültürlü, modern ve demokratik Osmanlı hayalinin en ışıklı üretim alanının Ermenilerin de başı çektiği dramatik edebiyat ve tiyatro geleneği olduğunu söyleyebiliriz. Her ne kadar Birinci Dünya Savaşı ve peşi sıra 1915 bu geleneği yerle bir edecek yıkımlar olmuş olsa da bu dönemlerde tiyatro hem kamusal hem de politik bir güç olarak hep çok etkiliydi. Haberin devamını basılı veya dijital dergimizden okuyabilirsiniz...
Paros Dergisini anlaşmalı bayilerimizden ya da web sitemizden online olarak satın alabilirsiniz.